Yaşadıklarımızdan mı pişmanlık duyarız ilerde yoksa yaşayamadıklarımızdan mı? 2.si daha kötü sanırım. Çünkü ilki en azından tecrübe kazandırıyor. Ama yaşanmayanlar hep içimizde bir yerde kalıyor ve geçmiyor. Zihnimizi kemırıyor sürekli ve bilinmeyenin cazibesi artarak devam ediyor. Hep o merak duygusu yüzünden. Ya diğerini seçsek daha mı mutlu olurduk? Kader gerçekten var mı ve biz birer oyuncu muyuz hayatta? Yaşadıklarımızdan ders çıkarmayı öğrenebildik mi? Affettik mi? Kendimiz de dahil. Kabullendik mi her şeyi? Ancak bu noktadan bakabilmeyi başardığımızda, geçmişte yaşadıklarımızdan pişmanlık duymamayı aksine bize birşeyler kazandırdığını için iyi ki demeyi de öğreniyoruz. Yaşanan her şey bir değer katıyor hayatımıza. İyi ya da kötü. Öğreniyoruz hayatı, büyüyoruz, değişiyoruz. Ama o bilinmeyen hep içimizde varlığını sürdürüyor. Günden güne artan bir heyecanla bir bilmece gibi sonunu merak ediyoruz. Filmin sonunu bekler gibiyiz. Kimimiz vazgeçiyoruz, kimimiz savaşıyoruz. Kimseyi dinlemiyoruz bazen kafamızın dikine gidiyoruz sürekli. Aslında belki de sonuç aynı olacaktı. Yani belki de geçilen yollar değişecekti sadece. Belki de boşa zaman harcadık. Bilmiyoruz. O soru işaretleri cevaplarını bulana dek dolaşıyor bizimle nerede olursak olalım. Kimi zaman bir ömür yanıt bulamıyoruz. Çoğu zaman pes ediyoruz ve belki de bu yüzden asla başarılı olamıyoruz. bir yerlerde bir şekilde yüreğimize dokunmuş herkes, her şey gizli derinliklerde saklanıyor. Tüm hatıralar bize emanet. bir şarkı duyuyoruz. İşte o an çıkıveriyorlar saklandıkları yerden ve düşünceler sarıyor. Uzaklara dalıyor gözler. bir daha düşünsek. Yaşayıp pişman olmak mı daha kötü, yoksa asla yaşayamayacak olmak mı? Belki yeniden... Kim bilir?
(MerveKILIC)
Yazabilmek, üretebilmek için zihni serbest bırakmak gerekir. Ancak tüm zincirlerinden ve onu esir eden fikirlerden arındığında artık özgür olur. M.K. * Blog'umdaki tüm yazılar bana aittir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Diğer Yazılarım
-
►
2014
(1)
- ► Haziran 2014 (1)
-
►
2013
(3)
- ► Aralık 2013 (3)
-
►
2012
(5)
- ► Temmuz 2012 (1)
- ► Haziran 2012 (1)
- ► Şubat 2012 (2)
-
▼
2011
(17)
- ► Aralık 2011 (1)
- ► Kasım 2011 (4)
- ► Eylül 2011 (2)
- ► Haziran 2011 (3)
- ► Nisan 2011 (1)
- ► Şubat 2011 (3)
-
►
2010
(33)
- ► Aralık 2010 (4)
- ► Eylül 2010 (5)
- ► Ağustos 2010 (2)
- ► Temmuz 2010 (3)
- ► Haziran 2010 (4)
- ► Mayıs 2010 (5)
- ► Şubat 2010 (2)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder