Yazabilmek, üretebilmek için zihni serbest bırakmak gerekir. Ancak tüm zincirlerinden ve onu esir eden fikirlerden arındığında artık özgür olur. M.K. * Blog'umdaki tüm yazılar bana aittir.
Yıllar geçmiş üzerinden…Anılar alıp götürmüş bir yerlere dalıp gitmişiz çıkamamışız içinden. Haklı kimdi suçlu kim tartışmalarından çok uzaktayım artık. Dışarıda lapa lapa kar var. Kırmızının en güzel tonunda üzerinde yılbaşı temaları olan pek sevimli kupam elimde yeni yılı karşılıyoruz birlikte. Birkaç damla yudumluyorum kahvemden. Bu keyfi asla değişmem sanırım.
Ne kadar da çabuk geçti her şey. Oysa hala yerli yerinde gibi. Her an çantamı alıp çıksam gitsem oraya aynı şeyleri yaşarmışım gibi gözümün önünden gitmiyor.. oysa çok uzaklardayım. Başka şehirde bambaşka bir havayı soluyorum başka bir hayat yaşıyorum. Ruhumu dinlendiren müzikler beni benden alıp götürüyor hayaller alemine..aynı zamana dönsem aynı şeyler mi yaşanırdı acaba yine? Eksikler nelerdi bilmiyorum. Kim kiminle daha mutlu olurdu? Bizler mi yazdık kaderi yoksa bize verilen sahneyi mi oynadık. Kim kaldı ki yanımızda artık?
Doğru diye inandığımız seçimlerimiz yanlış mıydı? Bazı hikayelerin sonu mutsuz bitse de istediğimiz şeylerin bir gün gerçekleşeceğine inanmaya devam edip yıllarımızı harcarız geriye dönülmeyeceğini bile bile. Peki yaşananlar şimdiki gibi olmasaydı o her zaman özlenen kişiyle olsaydı çok mu farklı yaşardık? Çok mu severdik birbirimizi ya da nefret mi ederdik? bazı şeyleri yaşamadan kestirmek gerçekten zor. Yaşanmayan biri hakkında ne söylenebilir ki? Varlığınızdan bile habersiz belki. Ya da varlığınızı bile unutmuş durumda. O daha da kötü. Birilerinin hayatından çıkıyorsunuz ve fark edilmiyorsunuz bile. Onun için yaşam devam ediyor sizinle ya da sizsiz. Sizin yaşamınızda devam ediyor tabi. Kimsenin derdinden dolayı dünya duracak değil ya! Döner durur geçer zaman..
Peki geride kalanın yaşantısını nasıl devam ediyor? Yeri doldurulamayan derin bir boşluk. Herkesi onunla kıyaslıyoruz. Vazgeçtim diyoruz ama yine başladığımız yere geri dönüyoruz bi süre sonra. Neden biz kadınlar hep zaaflarımıza yenik düşüyoruz bu kadar bilmiyorum. Elde edilemediği için mi bu kadar çekici yoksa gerçekten kafamızda yarattığımız ideal’e en yakın olan o mu? Bilmiyorum ...
Hep sır olarak kalacak her şey. Kimse bilmeyecek. İsimler unutulacak belki. Yalnızca hep içimizde bi yerlerde kalacak hatırlanacak..Günün koşuşturmasından unutsak bile her zaman derin bir boşluk olacak. Bilinmeyen, gizli bir aşk… bizimle yaşayacak ve bizimle gömülecek belki de toprağa.. şimdiki gibi, ne zaman hatırlansa sızlatacak içimizi. Düşünceler saracak bedenimizi. Nerede, neler yapıyor, kiminle birlikte? Mutlu mu? Hep kendimizi kıyaslayacağız. Suçu kendimize atacağız yine.
Oysa gitmeyi tercih eden oydu. Asıl önemli olan kalmak iken o gitmeyi seçti. Senaryolar üreteceğiz kafamızda. Günümüz huzursuz geçecek. Ne şömine ateşi ısıtacak içimizi, ne güzel şarkılar. Aksine daha da alevlendirecek sevgimizi…gece olacak uyku tutmayacak gozlerimizi…sabahlar karanlık başlayacak. Güneş bile yüzünü göstermeyecek artık… kimse anlam veremeyecek bu halinize. Bir şeyim yok , iyiyim ben.. havalardan herhalde keyifsizlik, yorgunluk var biraz üzerimde deyip geçiştireceksiniz..
Evet tam da böyle olacak hikayeniz…imkansız olarak kalacak…sonra bir gün daha geçecek, yavaş yavaş toparlanmaya başlayacaksınız ve yine bir an gelecek filmi başa saracaksınız.. Tıpkı şu an yaptığım gibi………
Merve KILIÇ
Yeni yıl geliyor sayılır günler kaldı artık.
Takvimlerden yapraklar bir bir düşüyorlar,
zaman da aynı hızda uçup gidiyor hayatımızda..
Bir yılı daha devirdik yani.
Geride neler bırakıyoruz peki? Ya bizimle gelecek olanlar?
Her sene olduğu gibi yine planlar yapılmakta.
Ve de kendimizle ilgili planlar,
yeni kararlar, yeni dilekler var..
Aynı dileği kaç kez istemiş olabilrsiniz?
Kaç kere yeni yılla birlikte “yeni” şeyler yapmak isteyip yine “aynı” siz ile “aynı” dileklerde bulundunuz?
Tamam zaman geçiyor da bizler değişiyor muyuz? Tabi ki değişiyoruz her şey değişim içinde. Peki gelişiyor muyuz da? Üstüne bir şeyler katabiliyor muyuz? Ya da değiştik sanıp aslnda yine eski düşüncelere mi yöneliyoruz.. yalnızca yenilik fikri yeni de biz hala eski miyiz? Kastettiğim ince bir çizgi aslında.. Her sene diğerine göre daha olgunuz daha mantıklı davranıyoruz belki. Yanlışları düzeltmeye çalışıyoruz. Kötü yanlarımızı törpülemeye. Daha yaşam dolu bakmaya çalışıyoruz. Her şey yolunda olmasa bile iyiymiş gibi davranıyoruz biz iyi olsun istiyoruz herkes. Mükemmel olmasa bile mükemmeli yakalamak istiyoruz. ‘İdea’ da olana ulaşmak yani aslında… Peki planlar hep tutuyor mu? Ya da her seferinde tam bu kez tamam dediğimiz anda dağılıyor mu her şey? Düşüncelerimiz değişiyor, hayata bakış açımız.. Ama aslnda kendimizi kaybetmemek de istiyoruz, ve zamana yenilmemek. Dünyadan göçüp gittiğimiz anda tüm istediklerimizi gerçekleştirebilmiş olarak veda etmek istiyoruz. Peki kaç kişi bunu yapabilir ki?
Biz neden erteliyoruz her şeyi? Neden hep bir düzen olmak zorunda neden mantıklı ve makul olmak zorunda ki tüm yaşananlar? Evet biliyorum içinde mantığın olmadığı her şey sonrasına pişmanlık olarak bize geri döner. Ama mantıklı olsun diye bazı güzellikleri kaçırıyor muyuz? Ya da doğallığımızı mı kaybediyoruz acaba? İnsanların çeşit çeşit maskelerinin olması ve onların ardına gizlenip dolaşmaları bu yüzden mi peki? Yıllar geçip gittikten sonra mı farkına varacağız? Hep en son ana geldiğimzde keşke mi diyerek bazı şeyleri idrak etmek zorundayız. Neden vaktimizin değerini bilmiyoruz? Hep yarınlar varmış gibi planlar yapıyoruz sürekli. Bunu yaparken bugunumuzu unutuyoruz. Oysa bugünler de dünlerin yarınlarıydı. Geçmişe de takılı kalmamalıyız tabi.. bazen bitmiş olarak sayıp sayfayı kapatıp rafa kaldırmalıyız belki de. Sürekli geçmişi düşünüp bugunu mahfetmek ne kötü! Tabi ki geçmiş yaşananlar bizi olduğumuz noktaya getirmiştir ama bırakalım da geride kalsın artık… ileriye bakalım daima. Ama anı kaçırmadan yaşayalım.
Mutlu olduğumuz şeyleri yapalım. Gerçekten çok istediğimiz şeyler varsa çaba sarfedelim ama elimizden gelen her şeyi yaparak gerekirse her şeyi o uğurda verebilecek kadar. . Sıkı sıkıya sarılarak, yapalım ki sonrasında elimden geleni yaptım diyebilelim aksi takdirde elde edemezsek yine kendimizi suçlamaya devam ederiz…ne istiyorsak ne yapıyorsak nasıl yaşıyorsak her şeyi layıkıyla yapmalıyız.. gerekiyorsa dibine vuracak kadar, gerekirse kök salacak kadar. Tüm benliğimizle yapmalıyız…
Doğru zamanda doğru şeyler yapabilmek önemlidir. Ancak biraz da şansa kalmış. Ama bazen insanlar kendi şanslarını kendileri de yaratabilir. Her şeyin başında umudu asla yitirmemek gerekli. Yolunuzda sizi vazgeçirmeye çalışan kişiler olacak mutlaka. Siz kendinizi sorgulayın.. ne kadar istediğinizi, sizin için ne kadar önemli olduğunu. Onun için çabalayın… Gereksiz şeylerle de fazla vakit harcayıp boşa prim vermeyin…. Yeni yıldan istediklerinizi yazın, hayattan istediklerinizi de…
Hiç bir şey için geç değildir.. Hadi başlayın yazmaya! Sonra da uygulamaya geçirin ama mutlaka. Yapılıp çöpe atılanlardan olmasın… Kimsenin sizi durdurmasına izin vermeyin…
Yeni yılınızda dilediğiniz her şeyin gerçek olmasını diliyorum…herkesin mutlu olmasını istiyorum… kendi adıma da bir sonraki sene bu seneki dileklerimi tekrarlamamak istiyorum -ki gerçekleşmiş olsunlar :)
Keşkelerin az olduğu iyi ki lerle dolu yıllar diliyorum…
Bir de kıpkırmızı, şeker gibi cici bici ve de aşk dolu geçmesini umuyorummm :)
Merve KILIÇ
Kendini kaybetmek..ama kendi düşüncelerinde..gel gitler yaşamak.. Nasıl olur anlamıyorum insan en çok kendiyle bi savaş halinde…En çabuk kendine verilen söz unutuluyor. En kolay kendini kandırıyor insan. En dost da kendisi en düşman da…
Kendinin gücüne varmalı insan. Her şeyin kaynağı çünkü.. Fakat bazı şeyler var yalnızca istemekle olmuyor, çaba da sarfetmek lazım.. Bazen o yola baş koymak. Ama ne uğruna? Kaderci mi olmak daha doğru mücadele vermek mi? Peki ne için mücadele veriyoruz? Bu her şeyi değiştirir mi? Tüm yollar denense de sonuç aynı mı kalır? Yalnızca gidilen yol mu değişir. Yine kendimizi mi suçlarız, yoksa yolda karşılaşılanları mı? Ya da kader deyip geçer miyiz? Pozitif düşünmek hayatımıza yön verir mi? Gerçekten neye inanırsak onu mu yaşarız?
Her şey birikir de zihinde, düşünceler uçuşur bi türlü toparlayamayız. Ama bi an gelir ardı ardına dökülür.. bardağı taşıran son damla mıdır tahammülümüzü zorlayan.. işte o, gözardı ettiklerimizi de gözümüzün önüne seriverir birden o yüzden apansız çaresiz hissederiz belki de. Birkaç kadehten sonra salıveririz kendimizi bazen de.. mantığın sınırlarını öyle çizmişizdir ki her şey makul olmak makul yapılmak zorundaymış gibi. Biraz kafamız güzelleştikten sonra bırakıveririz aklın dizginlerini elimizden. Daha rahat dökeriz içimizdekileri. Çünkü birikmiştir artık ve son damla bekleniyordur. Sorgulamaya başlarız. Neden diye sorarız en çok da..
Düşünceler alır gider sürer gider başı neydi unuturuz.. kendimize sözler veririz. hayır yarından sonra asla böyle düşünmeyeceğim böyle davranmayacağım. Neden öyle olsun ki? Yok yok hayır tamamen bitmeli.. Hayır bu kadar adil değil her şey… Geçmişten getirdiklerimiz ne kadar sürer ki bi yerde nokta konmalı deriz. Hep söz veririz kendimize. Ertesi gün daha iyi hissederiz belki. Ya da düşüncelerle birlikte zorlukla uykuya dalarız boğuluruz sanki. Saatler geçer yatakta. Kendimizden bile sıkılırız bazen. Sabah olur istemesek de. Güneş bile yüzünü göstermiyordur artık soğuk geceler, karanlık sabahlar.. Keyifsizce kalkarız yataktan. Yüzümüzü yıkarken karşılarız yüzümüzün aynadaki yansımasına. Uzun uzun bakıp kendimize anlam vermeye çalışırız.
Yok bu sen değilsin , olamazsın…Ne için bu kadar harcıyorsun kendini. Her şey sensin! En önemli olan sensin! Her şey sen varsan var, sen yoksan hiçbir şey yok.. Kendine gel! Senin istemenle gerçek olacak düşünceler…Hayat güzel…yapamadığın şeyler için pişman olmak istemiyorsan ilerde, toparlanmalısın..İçindeki güce güven, kendine güven! Hayatında yapmak istediklerin için bir adım at, yavaş yavaş ilerle hedeflerine, emin adımlarla…
Asla inancını yitirme! Kaç kere düşüp kalksan da asla yılma Her gün yeni bir günün başlangıcı unutma, her gün bir diğerinden çok daha güzel olsun…
HER ŞEY 'SEN' İN ELİNDE!
Merve KILIÇ