.
Hıdrellez… Baharın gelişinin havalarının güzelleşmesinin güneşin parıldamasının habercisi! Ve bir de dilekler..
Yine hıdrellez günü geldi çattı diyebilirim. Küçük bir heyecan var kıpır kıpır yapan :) Kışı geride bıraktık, kalın kalın giysileri de.. Güneş de içimizi ısıtıyor zaten.. Daha bir enerjik daha bi neşeliyiz bu günler.. Aşklar, çiçekler, böcekler lay lay lom…
Hıdrellez’de yapılan dileklere, yıllardır devam eden geleneklere inanır mısınız bilmiyorum ama biraz da fal misali sanırım fala inanma falsız da kalma durumu var. Geçmiş yıllarda bu dönemde genelde Ankara’da olduğumdan malumunuz gül ağacıymış denizmiş bulmak pek de mümkün olmadığından çeşitli yöntemlerle bunu gerçekleştirmeye çalışırdık. Mesela bir keresinde gecenin bi saatinde kağıt kalemi alıp dileklerimizi sıralamıştık bir arkadaşımla birlikte. Sonra da sitede gül ağacı bulup onun dibine kağıtlarımızı gömme kararı almıştık. Tabi insanların bize deli gözüyle bakmaması için bunu makul şekilde yapmamız gerekiyordu. Ne mi yaptık? Birimiz gözcülük diğerimiz de kazma gömme işini hallettik sırayla :) Buraya kadar tamam. Mutlu mesut çıktık evimize. Ertesi akşam olduğunda hatırladık ki bizim gömdüğümüz kağıtları geri almamız lazımdı. Yine gece yarısına yakın bi saatte apar topar kağıtlarımızı gömdüğümüz yerden çıkarmaya gittik. Tabi bu yer birazcık göze batabilecek bi yerdi. Neresi mi? Apartmanın girişi nerdeyse diyebilirim. Buradan tabi biraz sır gibi olan bir şeyi de açıklamış oluyorum:) Ama neyse artık orda oturmuyorum zaten :) Arkadaşım yazdığı dilek kağıdını bulup çıkarmıştı. Bense kazmaya devam ediyordum ve bunu ellerimle yaptığımı itiraf etmeliyim. Bayağı köyden indim şehre misali anlayacağınız:) Kağıdı bi türlü bulamıyordum. Bu sırada apartmana girenler vardı ve bayağı rezil olmuştuk. Gerçekten halimiz utanç vericiydi. Nerdeyse pijamayla iki kız bahçeye çıkmış ve gül ağacının dibini kazıyor! Geçenler bizden küçüklerdi de biraz paçayı sıyırmış olduk. Gerçi onlar da kendi aralarında konuşup gülüştüler ama biz de halimize gülüyorduk zaten. Uzun uğraşlar sonucu… kağıdı bulaMAdım :)) Demelerine göre kağıdın erimiş olması iyi bir şeymiş dileğim gerçekleşirmiş. Hmm dileklerin oldu mu derseniz tam anlamıyla olduğunu söyleyemeyeceğim bi kısmı diyelim :) Ama bayağı güzel bi anı olarak kaldı bu…
Geçen yılki hıdrellezde de son anda haberim olmuştu. Onda da bir kağıda dileklerimi çizip asmıştım. Ama gül ağacına değil! Bir önceki tecrübemden sonra bunu yapmama kararı almıştım. Sonra da o kağıt birkaç ay bir köşede denize atılmayı bekledi. Dediğim gibi Ankaradaydım. Nerden bulayım deniz kardeşim :) Daha sonraları suyla akıp kayboldu gitti de...Onun da maceralı bi hikayesi var ama hiç girmeyeyim şimdi bilen biliyor.. :) Neyse. Oradaki dilekler de çok farklı değildi. Pek de gerçekleştiğini söyleyemeyeceğim. Biraz uzun vadeliydi ama olsun !
Gelelim bu seneye…Evet artık kendi evimdeyim yeniden. Gül ağacım da var denizim de :)) Yani bu sene tam anlamıyla dileklerimi dileyeceğim. Bakalım, umutluyuz.. :) Sizler de unutmayın sakın :) Dileğinizi çiziyorsunuz ya da bi kağıda yazıp/çizip gül ağacının dibine gömüyorsunuz. Sabah da gömdüğünüz yerden alıp daha sonra denize atıyorsunuz ve de gerçekleşmesini bekliyorsunuz. Biraz pozitif düşünelim dimi? Sevgiler..
Merve Kılıç
Geçen seneyle ilgili edit: Sanırım ayrıntılı yazmak gerekiyor bu dilekleri öyle şekille filan olmuyor. Deniz kenarında ev istedim oldu ama çizdiğim çöp adamdan hala ses yok :) bi de çizdiğim dolarlar sanırım benden çıkan paralar bana gelenler değil :) bi yanlış anlaşılma olmuş bu sene düzelteceğiz inşallah :) nokta
10 Mayıs' 12 tarihli edit: Bu seneki dileğim çok basitti. İstanbul'da kalmak. Geçen sene bir çöp adam çizmiştim. Dilekleri denize geç dökmüştüm ondan gecikmeli geldi sanırım bu dileğim. Ne hoş :)
.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder