" Gökten 3 elma düşmüş :) "

Bugünlerde bir yaşlanma fobisi başladı ki bende sormayın. Havalar da pek güzel. Pırıl pırıl güneş, cıvıldayan kuşlar, çiçekler böcekler falan modundayken olacak şey mi yani? Daha yeni bitti 23 yaşım. Ama bu bendeki 30'u devirdim haleti ruhiye nasıl olacak? Zaten en yakın arkadaşlarımdan ikisi de evlenip yuvalarını kurdular an itibarıyle :) Ama yok bununla bitti sanmayın.. Uzun yıllar görmediğim arkadaşlarla karşılaşıyorum ya da pek malum internet sitelerinde rastlıyorum. Efenim ben nişanlandım bakın bunlar da foto.larımız, pek ciciyiz değil mi ehe ehe hadi darısı bekarların başına mesajları. Ya da, yok efenim bakın biz evleniyoruz çok mutluyuz aha bu da davetiyemiz mutlaka bekliyoruzlar... ve tüm bunlardan bir tık ötesi :) Bizim bebişlerimiz bile oldu aman da aman, elinizi çabuk tutun bak kapılanlar kapılıyor, kalanlar çürük domates, evde kalacaksın esprileri... E tamam anlıyorum mutlusun _daha da mutlu ol Allah bozmasın_ da bu nedenle herkes mutlu olsun istiyorsun peki ama ben belki böyle mutluyum yani olamaz mı ki? Belki en olası ihtimalimi de (kendimce) elimden kaçırdım arkasından mendil salladım.  O da gitti ellere yar oldu, olmakla kalmayıp taktı tek taşını attı atının terkisine aldı gitti yani.. Sonra ben de baktım bu işin oluru yok artısı iyiler kapılmış belki evet ya da çok megalomanım benden iyisi yok diyorum beğenmiyorum, olmuyor. Belki öğrendim ben kendimle mutlu olmayı ya da birine bağlanmaya ihtiyaç duymadığımı farkettim, böyle yaşayıp gidiyorum işte. 'Anne benim koşmam gerek, istemiyorum pilav yapmak' (Nil) modundayım :) Sen kır dizini otur kocanla, birlikte yemek yapın, film izleyin filan ya da çocuğunuzun geleceği hakkında planlar yapın :)
Ama bırak, ben böyle kalayım. Cidden diyorum. Beni zaten bu tavırlarınızla yaşlandım moduna soktunuz bir de sorumlulukların artmasıyla. Yok yahu, ne yaşlanması hem? Durun daha en güzel çağımdayım :) Yaş alıyorum yaşlanmıyorum ben. Hayallerim var, görmem gereken şehirler... Şöyle dertsiz tasasız dünyayı filan gezsem diyorum mesela.. Başka yapmak istediklerim de var. Belki o sıralarda, yolun bi yarısında karşılaşırız olur mu olur, her şey mümkün hayatta :) Ya da belki Kıvanç Tatlıtuğ gibi bir insan evladı çıkar Gerard Butler da olur bak karışımı bir şey, ona da hayır demem :) Yıldırım aşkına tutulur evlenirim belki sağım solum belli olmaz benim :) Sonra değmeyin keyfime :)
Tabi işin şakası tüm bunlar.. Yazının da bir anafikri yok zaten. Kendi kendime konuştum eğlendim biraz. Sizler de gülümsediyseniz  ne güzel! Siz pek takmayın yine de yazdıklarımı, öyle takılıyorum sadece :)

Gökten 3 elma düşsün:
Biri evli-mutlu-çocuklulara,
Biri bekar-mutlu-çocuksuzlara
Diğeri de çürüktür zaten, o da evde kalmışlara gelsin :)

Kötüyüm ben kötüyüm...... :)))

Merve Kılıç

Doya doya yaşa hayallerindeki hayatı!

Her şeyi yaşadın sanıyorsun ya, hayır yaşamadın. Hayat devam ediyor ya hala, son nefesin vermedikçe bitmez hiç bir şey bitmez hayaller.. İzin vermemelisin buna. Biraz çaba sarfetsen görebilirsin, hala güzellikler var bu dünyada. Masum kalmışlıklar var. Evet gittikçe kaybediyoruz bir şeyleri biliyorum ama düştükçe kalkmayı da zaten öğrenmedik mi? Tüm yaşananlar birer tecrübe ve bu tecrübelerle atılan her adımda daha dimdik yürümeli yeni bir şekilde hayatta. Kim olduğumuzu, benliğimizi unutmadan ama.. Eğer biz de herkese benzersek ne farkımız kalır ki diğerlerinden. Bırak, herkes bilmesin herkes görmesin zaten. Sen kendini bil yeter. Anlatmaya çalışma, bırak anlamaya çalışsınlar. Kapanma ama dünyaya da aç gözlerini aç kalbinin kapılarını. Nefret etme hiç bir şeyden, hiç kimseden. Onlar da bir şeyler öğretti ya sana, niye kızıyorsun? Kim ne derse desin umursama, sen ne şekilde istiyorsan, nasıl yapabiliyorsan yap elinden geldiği kadar. Hemen pes etme, diren sonuna kadar, şansını da zorla biraz. Risk almak da gerek bazen. Denemeden bilemezsin. Yaptıklarından pişman olma. Yapamadıkların için cesaretini topla ve harekete geç! ..ve doya doya yaşa hayallerindeki hayatı!

Merve Kılıç

Deniz ... (#)

Deniz her zaman huzur veriyor bana. İster yaz ister kış hangi mevsim olursa olsun. Özlüyorum deniz görmeyi. Bütün günümü onu izleyerek geçirebilirim :) Kaçıp gidesim geliyor zaman zaman.. Şu kısa bayram kaçamağını da deniz kenarında geçirdiğim için çok mutluyum. Sade sessiz sakin.. Duyan da 60 yaşı devirdim sanacak :) Arada istiyorum ama kendimle kalmayı. İyi geliyor. Düşüncelerinizin netleşmesi kafanızı toparlamanız için de çok iyi. Yeni bir ben buluyorum bazen. Çok net ve kararlı. Her şeyi yapabileck güçte hiçbir engel onu yıldıramayacak gibi. Keşke onu hiç kaybetmesem diyorum…
Bugün Eylül ayında denize girmenin keyfini yaşadım. Su biraz serindi, güneş kavurmuyordu ama güzeldi işte. Elimde kitabım ‘Hayallerinizdeki Hayatı Yaşayın’. Kulağımda ipod bi yandan da müzik dinleyen bir kız. Gözünde kocaman güneş gözlükleri, geniş kenarlı bir şapka, tatlı bir bronzluk tam tatil modunda! Arasıra müziğe takılıp sesini biraz daha açarak dinledim, içimden melodiye eşlik ederek. Kimi zaman sesini biraz daha kısıp kitaba gömüldüm. Kaldırdım başımı güneşe baktım hissettim hafif rüzgar esiyordu. Akşam olmaya başlamıştı. O sadelikte kendi kendime öyle mutlu ve huzurluydum ki! Hiçbir şey istemezdim o anda. Kendi kendime yetebilmeyi öğreneli çok olmuştu ve sanırım özlemiştim de bu zamanları. Aynı şarkıyı 3 kere başa sarıp dinledim. Etrafıma bakındım. Kalabalık yoktu. Küçük bir çocuk geçerken gülümsedi aynı şekilde karşılık verdim. Mutluluk etrafa yayılıyor bence gülümseme de bulaşıcı. Etrafa neşe saçabilmek gibisi yok. Mutlaka dertler sorunlar var insanın hayatında her şeyin mükemmel olması mümkün değil. Ama bazen küçük şeylerden de mutlu olabilmek güzel. Hiçbir şeye ihtiyaç duymadan. Yalnız kendiniz ve doğa. Dalgaların kıyıya vuruşunu izlemek güzel, güneşin batışını…
Bu düşüncelerden sonra… Gitmeden bir kez daha yüzmek istedim. Attım kendimi serin maviliklere. Yorulana kadar yüzdüm, yüzdüm.. Yüzüme çarptı dalgalar…Gerçeği gördüm :) İçimi ısıtan güneşten o sakin mutluluktan gerçek hayata döndüm.. Ama yine de güzeldi her şey, çok güzel…
Sonra, bu yazıyı yazdım mutluluğumu biraz paylaşayım belki de artarak çoğalır, güzellikler artar diye :) Biliyorum, o an’a gidebilme özlemi yaratıyor insanın içinde ama zihnimizde yarattığımız hayaller de bizi mutlu edebilir bence bir deneyin ne kaybedersiniz ki hem :) Dilerim tüm güzellikler bizleri hiç bırakmasın :)

10/09/2010
Merve KILIÇ

_Zor oldu aMa bitti_


Dün akşam yazmayı planladığım bir yazıydı bu ama itiraf ediyorum öyle yorgundum zihnim öyle doluydu ki uyuyup kalmayı tercih ettim.. Belki dün yazsaydım daha duygu yüklü olurdu bilmiyorum. Şimdi kelimeler uçuyor beynimde. Karmakarışık değilim aslında tam tersi gittikçe netleşiyor düşüncelerim. Kanser gibi içimde büyüyen duygulardan kurtuluyorum yavaş yavaş. inanıyorum ki hayatta hiçbir şey tesadüf değil, her şey mutlak bir düzen içerisinde ve siz onu yaşıyorsunuz..
Bugün ilk günü belki hayatımın uzun bir aradan sonra. Anladım kimseye değmiyor. Bu savaşın bir kazananı kaybedeni yok. Haklı haksız aramak zaten yanlış. Sessiz kalmak bazen en iyi cevapmış. Öğrendim ki, bazen ne iyi olmak ne sevmek ne istemek yetmiyormuş.. Zamanın ilaç olmadığını yıllar geçtiğinde anladım ve şimdi biliyorum ne yaparsan yap, olmayacaksa olmuyormuş. Sessiz geçen dakikalar ve bekleyiş insanın canını yakabiliyormuş bazen. Hem de öyle bir şey ki tam şuranızda kalbinizin tam ortasına çöreklenmiş bir duygu sanki nefes alamıyormuşsunuz gibi boğazınızda bir düğüm. Kelimelerle anlatılamayacak hisler. İnsan hem sevip hem öfke duyabilir mi? Bu yüzden sanırım en sevdiklerimiz daha çok acıtır canımızı. Meğer ben zehir gibi içiyormuşum seni her gün de gitgide kötüleşiyormuş durumum. Beklemenin bir manası yokmuş. Anladım, gerçekten anladım artık. Bu sana veda yazım. İçimden seni atmaya kararlıyım. Üzülmüyorum da artık gerçekten önemsemiyorum. 1 günde bu kadar değişir mi insan? Suskunluğundan aldım ben cevabımı. Biliyorum ve anlıyorum. Belkiler son buldu. Ama ben elimden geleni yaptım diyebilirim artık. Zamanlama yanlış olabilir, iki insanın zamanı birbirini tutmayabilir. Ama içim rahat, sadece biraz yorgunum. Evet zor oldu, sancılı oldu ama bitti. Daha fazla zorlamayacağım, çaba sarfetmeyeceğim, zamanımı harcamayacağım..
Yine karşılaşacağız bir şekilde biliyorum. Sanki hiçbir şey yaşanmamış, iki yabancı gibi.. Herhangi biri olacağız birbirimiz için tüm bunlar geçtikten sonra. Gizli bir anlaşma gibi, susmayı tercih edeceğiz yine. Yüzüne bakacağım, geçmişten bir şeyler hatırlatır gibi gülüşün, gizemli bakan gözlerin. Anımsayamayacağım.. Bitmiş olacak her şey. Başka sevdalarda bambaşka hayatlarda çoktan yol almış yolcular olacağız. Çok zaman geçecek üzerinden. Mutlu olacağız ve unutacağız…

Merve Kılıç

-

Öğrendim ki; bazen ne iyi olmak ne sevmek ne istemek yetmiyormuş..  Zamanın ilaç olmadığını yıllar geçtiğinde anladım ve şimdi biliyorum; ne yaparsan yap olmayacaksa olmuyormuş ...

.

Merve Kılıç