Her şey bitmiştir artık...

-
Kadın ve erkek… İnsanoğlunun ilk zamanlarından beri bir mücadele. Elmanın iki yarısı, yapbozun eksik parçası... Kimi zaman sizin eksik parçanıza uyup uymadığına aldırmazsınız bile. Ancak zaman geçtikten sonra anlarsınız ki yanlış yapmışsınız ve zararın neresinden dönülse kârdır. Hepimiz insanız mutlaka doğru yaptıklarımız da vardır hatalarımız da. Yaptığım hiçbir şeyden pişman olmadım bu güne kadar. Çünkü iyi ya da kötü yaşadıklarımızla bugüne geldik ve hayat tecrübelerimizdir aslında bizi biz yapan. Dünümüz bugünümüze şekil verir bu sonuna kadar doğru. Fakat bir ana sürekli takılı kalmak da doğru değil bence. Bitmiş olan bir şeyi küllerini bırakalım olduğu yerde kalsın. Zorlamak anlamsız. Küller uçuşup gitmiştir zaten etrafa. Dağılmıştır her şey. Hatıralar bile hayal olmuştur hatırlanması zorlaşmıştır, unutulmuştur. Çünkü artık hiçbir önemi kalmamıştır. Yaşanmıştır olması gerektiği gibi ve bitmiştir. Konuşacak kelime kalmamıştır. İki taraf da yaşanmış olanlar da tükenmiştir…Geçmiş geçmişte kalmıştır…Sadece eski tozlu yapraklarda belki bir şarkıda.. Güneşsiz gündüzlerde yitirilmiştir.. Geceleri zindan etmiştir içindeki karanlıktan..İyisi kötüsü kalmamıştır…Bu yüzden artık noktayı koyup başka yollara sapmak gerekir. Çünkü yaşam her zaman ileri doğru akar ve asla geri dönüş yoktur!..

Merve Kılıç
-

Nerede unuttuk kendimizi?

-

Mutluluk çocuklukta mı gizli acaba? 
Küçük masum yüreklerde.. 
Minik bir tebessümün, bir oyuncağın, 
bir pamuk şekerin içinde mi saklıydı mutluluk.. 
O yüzden mi yıllar geçtikçe kaybettik onu? 
İçimizde çok derinlerde arasak bulur muyuz yeniden? 
Her şeye bir anlam yükleme çabasındayken daha mı anlamsız kaldı her şey.. 
Beynimiz kalbimiz bulanmışken tüm düşüncelere, 
bizler hayatın koşuşturmacasında ordan oraya savrulurken
akıp giderken zaman, durup düşünmekten mi korktuk? 
Bir şeylerin değişmesi lazım diye düşünüp sonra 
kendimize verdiğimiz sözleri unuttuk.. 
Aynı günleri yaşamaya başladık yeniden.
Monotonluğa döndük. Aynı yollardan geçtik aynı cümleleri kurduk 
aynı şeyleri yapmaya devam ettik kısaca. 
Ve biz içimizde umutlar hayaller büyütürken yavaş yavaş büyüdük. 
Her şeye alıştık. Kurşun geçirmez olduk göğüs gerdik hayata. 
Savaş başlattık kendimizi çevremize hayatımıza. 
Yine kendi ördüğümüz ağlara dolandık kaybolduk. 
Kendi zırhımızı kendimiz yarattık en güçlüsünden. 
Maskeler taktık belki dimdik ayaktayım mesajı verebilmek için 
ama kendimiz bile inanmadık buna. 
Dışardan darbeler aldıkça kendi içimizde eridik. 
Zaman geldi hiçbir şey tatmin etmezken bizi 
içimizdeki boşluğu küçük şeylerde aramamız gerektiğini öğrendik. 
Yanlış vardı bir yerlerde biliyorduk ama 
yine en başa hep yeniden başa dönüyorduk 
Hayallerimiz küçülüyordu biz oyunun kurallarını öğrendikçe. 
Yaşamdan küçük bir an için geçiyorduk sadece…
Yaşamı anlamlandırmayı öğrendikçe unutuyorduk.. 
Büyüyorduk...

Merve Kılıç

-

Vazgeçtim


-

Yağmur damlaları sessizce düşerken bir bir.. içime akan yaşlar gibi. Ama bu son artık sensiz geçen gecelerden sonra bir son. Bitmiş artık bir şey kalmamış geride. Böyle olsun istemezdim ben de inan. Ama sen de bulamayacaksın aradıklarını. Eminim ama yine de bu değil temennim. Tüm duyguları yaşadım ben seninle..seni tanırken seninle büyüdüm. Ama artık veda vakti gelmiş. Biraz da geç olmuş hani. Kararlardan vazgeçtim hep. Sözcükler dökülmedi dilimden. Yüksek sesle söyleyemedim kendime bile. Cesur değildik kabul et ikimiz de. Ne zararımız olurdu bir tek kendimize. şimdi yollar ayrılmış görüyorum ki iki uç da başka alemlerde. Yollar keşisecek yine günün birinde. Hikayeler farklı yazılacak. O uzun yıllar gelip geçtiğinde de her şey güzel mi olacak, yoksa kırgınlık  ve pişmanlık mı? Merak ediyorum ve gün geldiğinde anlayabilecek miyiz acaba kaderin bizi neden tesadüflerle bir araya getirip ama en yakındayken bile hep uzak tuttuğunu…

Merve Kılıç
23/05/10
-