Yap boza döndü bugün kelimeler. Toparlayamıyorum toparlanamıyorum bir türlü. Karmakarışığım. Keşke hiç karşıma çıkmasan diyorum. Belki öyle daha kolay olurdu her şey. İşte oradasın yine. Sözcükler dilimin ucuna geliyor. Susuyorum. Bundan sonra bana konuşmak düşmez. Nasılsın merak ediyorum. Her şey yolunda mı? Gerçekten yakın olmak isterdim. Zor bu gerçekten zor.. Onunla mısın yine? Senaryolar üretiyorum kafamda. Kaç gün var bize kalan? Kendimle çelişiyorum ah bu gurur! Ama diyorum elimden geleni yaptım.. Yine mi yanlış zamanlama? Hiç mi tutturamadık doğru zamanları. Kader deyip geçmeliyiz öyleyse. Peki ya geçmiyorsa? Sonuna bilemediğim ve bilemeyeceğim bir hikaye. Aslında olası bir tahminim var. Yine söylemeyeceğim. Korkuyorum ya gerçek olursa diye. Bazen kendimden bile nefret ettiğimi itiraf etmeliyim sanırım.. Sana olan zaafımdan dolayı.. Güçlüyüm ben aslında, bir tek sana yeniliyorum. Ama yine susacağım.. Geç kalacağım belki yine.. Sadece bilmeni istediğim ben hep buradayım, senin yanında . . . . .
Merve Kılıç
Yazabilmek, üretebilmek için zihni serbest bırakmak gerekir. Ancak tüm zincirlerinden ve onu esir eden fikirlerden arındığında artık özgür olur. M.K. * Blog'umdaki tüm yazılar bana aittir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Diğer Yazılarım
-
►
2014
(1)
- ► Haziran 2014 (1)
-
►
2013
(3)
- ► Aralık 2013 (3)
-
►
2012
(5)
- ► Temmuz 2012 (1)
- ► Haziran 2012 (1)
- ► Şubat 2012 (2)
-
►
2011
(17)
- ► Aralık 2011 (1)
- ► Kasım 2011 (4)
- ► Eylül 2011 (2)
- ► Ağustos 2011 (2)
- ► Haziran 2011 (3)
- ► Nisan 2011 (1)
- ► Şubat 2011 (3)
-
▼
2010
(33)
- ► Aralık 2010 (4)
- ► Eylül 2010 (5)
- ► Ağustos 2010 (2)
- ► Temmuz 2010 (3)
- ► Haziran 2010 (4)
- ► Mayıs 2010 (5)
- ► Şubat 2010 (2)
2 yorum:
Çok güzel bir yazı,yaralı her kalbe tercüman olmuşsun ...
çok teşekkürler...
Yorum Gönder