suya yazılanlar...




Seninle ilgili dileklerimi de 
senli düşüncelerle birlikte denize bıraktım 
dalgalarla birlikte 
onlarda yitip gittiler içimde....
Kağıtlara yazılmıstı hayaller 
gönlüme yazılı olduğu gibi. 
Beklenmişti belki de değerdi beklemeye. 
Her geçen gün büyütmeye. 
Günler bir bir geçmiş ama 
ne farkına varabilmişim 
ne de net hatırlayabiliyoruz o yılları. 
Silkiniyorum kendime gelmeye çalışıyorum. 
Çok mu zaman geçmişti üzerinden? 
Biz olmaktan da geçmiştik belki. 
İçimizde yaşatmak gerçek değildi biliyorum 
suya yazılan yazılar gibi. 
Var gibi zannederken yok oluşa yaklaşmaktı içten içe. 
Yalanların dört bir yanı sardığı dünyada 
kendimiz olarak kalabilmiş miydik 
uzaklaşırken birbirimizden. 
Yoksa rollerimizi oynarken mi gitmiştik de fark etmeden bitmiştik. 
Kırık dökük artık yitik kalanlar da benimle birlikte. 
Çok cesurduk bazen 
içimizde kırgınlıklar varken. 
Bir savunma mekanizması mıydı peki bu 
ya da kendimizle mi savaş halindeydik? 
Sen gittin artık benden. 
Benim de gitmem lazım. 
Geride bunca boşluk varken nasıl devam edilir? 
Paramparça olmuş hayaller gibi, unutulmuş hatıralar da…

...Ve senli düşünceler de yok artık benimle. 
Hepsini sahilden denize bıraktım…
pırıl pırıl yakamoz vurdu üzerlerine..
yavaş yavaş gittiler benden. 
Önceleri telaşlıydım biraz. 
Yüzleştim gerçeklerle. 
Biraz canım yandı ama alıştım zamanla. 

Sabah olduğunda gitmişti her şey bitmişti. 
Sanki hiç olmamış yaşanmamış gibiydi. 
Dün gece sahildeki ben değildim. 
Dalgaların alıp götürdükleri de benden kopmamıştı. 
Yazılar benim değildi. 
Sen bana ait değildin,
Suya yazılı hayallerdi sadece

ve unutulmuştu her şey… 

Hiç yorum yok: